İnsülin, pankreasın beta hücrelerinde üretilen ve kan şekerini düşürmeye yarayan bir hormondur. Yemek ile almış olduğumuz karbonhidratlar, sindirim sistemi tarafından en küçük parçaları olan glukoza parçalanırlar. Glukoz, hücrelerin en önemli enerji kaynağıdır. Sindirilerek kana karışan glukoz tarafından uyarılan pankreas, glukozun hücre içine (kas, karaciğer, yağ dokusu) girmesini sağlayan insülin adlı hormonu üretmeye başlar.Sindirim sonrası insülin ve glukoz damarlarda dolaşmaya başlar. Hücre çeperinde bulunan insülin reseptörleri ile anahtar-kilit ilişkisi oluşturan insülin glukozun hücre içine girmesini sağlar. Bu şekilde glukoz enerji kaynağı olarak kullanılabilir hale gelir.
İnsülin direnci, işte bu pankreas tarafından üretilen normal miktarda insülinin yağ, kas ve karaciğer hücrelerinde gerekli veya yeterli tepkiyi oluşturamaması durumudur. Yağ hücrelerindeki insülin direnci, depolanmış trigliseritlerin serbest kalmasına ve kan plazmasındaki yağ asidi miktarının artmasına sebep olurken, kas hücrelerine girmesi ve karaciğer hücrelerinde depolanması zorlaştığından kandaki şeker (oranı da artar. İnsülin direnci sonucu kan plazmasındaki yüksek seviyelerdeki insülin ve şeker oranı genellikle ileri yaşlarda ortaya çıkan Tip II Diyabet'lerin yaklaşık %85'inde altta yatan neden olarak ortaya çıkmaktadır.
Pek çok değişik sisteme ait hastalıkların tetikleyicisi olarak karşımıza çıkmakta olan insülin direncinin üreme sağlığı açısından önemini konuştuğum Erasmus Kadın ve Üreme Sağlığı Ltd. ve Medicana Çamlıca Hastanesi, Tüp Bebek Merkezi Direktörü Op.Dr. Melih Aygün, "insülin rezistansı'nın Yardımcı Üreme teknikleri ile tedaviler (Tüp bebek) sonrası düşük riskini arttıran bağımsız bir faktör olarak tanımlanmakta olduğunu belirtti." Dr. Aygün :"İnsülin rezistansı; aşırı kilolu, obes ve polikistik over sendromlu (PCOS) kadınlarda sık görülmekte olan bir metabolik bozukluktur ve düzeltilmezse doğurganlığa olan olumsuz etkileri yanında Tip II Diyabet gibi metabolik bozukluklara ve kardiyovasküler rahatsızlıklara sebebiyet verebilmektedir. Daha önceki çalışmalarda obesitenin ve PCOS kadınların Tüp bebek tedavileri sonrası düşük yapma risklerini artırdığı yönünde belirtilmekteydi. Ancak bu gruplarda sıkca görülen insülin rezistansı artık başlı başına düşüklerden sorumlu ayrı bir faktör olduğu kabul edilmektedir." derken insülin rezistansı saptanan hastalarda düşük riskini azaltmak için kısırlık tedavilerine girmeden önce insülin dengesinin düzeltilmesinin şart olduğunu bunun da hayat stilinin değiştirilmesi (diet, egzersiz) ve/veya ilaç tedavilerinin verilmesi ile düzeltilebileceğini ilave ediyor.
Polikistik over
sendromu (PCOS) nedir?
Doğurganlık çağındaki kadınların %4-10'nun adet düzenini, doğurganlıklarını,
hormonlarını, insülin üretimini, kalbini,damarlarını ve görünüşünü etkileyebilen,
tedavi edilebilir ancak iyileştirilemez bir sağlık sorunudur.
- Düzensiz kanamalar veya adet görememe
- Yüksek seviyede seyreden erkeklik hormonları
- Yumurtalıklarda gözlenen çok sayıda küçük kistik yapı ile karakterize kadınlarda
en sık rastlanan reprodüktif bozukluktur.
OKSANTE
Anasayfa'ya dön >
Oksante A.Ş. Diagnostik ve Klinik Hizmetler
Direktörü Dr. Hakkı Kumuşoğlu'nun
basında çıkan yazıları:
Hülya Dergisi - De Novo Köşesi
- GÜNEŞİN ZARARLI ETKİLERİYLE YIL BOYU MÜCADELE - Eylül
2008
- AC-11 CİLT YAŞLANMASINA KARŞI - Nisan 2008
- GÜNEŞ IŞINLARI VE YAŞLANMA - Mart 2008
- OKSİDATİF STRES - Şubat 2008
- İNSÜLİN DİRENCİ VE ÜREME SAĞLIĞI - Ocak 2008
- MEDİKAL ESTETİKTE IŞINLAR – Şubat 2007
- MEDİKAL ESTETİKTE GÜVENİLİR ENERJİ KAYNAĞI: RADYO FREKANSI
– Ocak 2007
- KRONOBİYOLOJİ – Aralık 2006
- AVRUPA ANTİ – AGİNG KONGRESİ ve MOZART’IN 250. DOĞUM
GÜNÜ – Kasım 2006
- REFLÜ : BASİT BİR ŞİKAYET Mİ YOKSA HASTALIK MI? – Ekim
2006
- TEDİRGİN BEKLEYİŞTEN YÖNETİLEBİLİR YAŞAM SÜRECİNE : MENOPOZ
– Temmuz 2006
- DÜNYADAN ANTI - AGING TARTIŞMALARI – Mayıs 2006
- DİŞLERİNİZE “ANTI-AGING” – Nisan 2006
- MENOPOZ VE SOYA – Ocak 2006
- TÜRKİYE’NİN İLK Anti – Aging KONGRESİ – Aralık 2005
- KARŞI YAŞLANMA VE UZUN ÖMÜR – Kasım 2005
- SAĞLIKLI YAŞAM VE GENETİK – Ekim 2005
- KORUYUCU HEKİMLİK’TEN KORUYUCU GENETİK’E DEĞİŞEN KAVRAMLAR
– Eylül 2005
- YAYGIN GECE RAHATSIZLIĞI : HORLAMA – Mayıs 2005
- OSTEOPOROZ VE GENETİK YATKINLIK – Şubat 2005
- STATİNLERİN ARTAN ÖNEMİ – Eylül 2004
- SAĞLIKLI TATİLLER – Haziran 2004
- KORUYUCU HEKİMLİK VE FARMAKOGENETİK – Mayıs 2004
- GENETİK PROFİLİNİZ VE SİZE ÖZEL İLAÇ TEDAVİSİ – Nisan
2004
- GÜZELLİK VE ESTETİK AMAÇLI UYGULAMALARDA AB STANDARTLARI
– Eylül 2003
- KÖK HÜCRELER : UMUDUN YENİ ADRESİ Mİ ? – Haziran 2003
- RAHİM AĞZI KANSERİ VE HPV ENFEKSİYONU : VİRÜSLER HER
TAŞIN ALTINDA – Eylül 2002
- KOZMETİK DERMATOLOJİ’DEN ANTI-AGING’E TIPTA YENİ AÇILIMLAR
– Ağustos 2002
Hülya Dergisi, Milenyum ve Biyoteknoloji Köşesi
- ÇAĞIN BİLİMİ ÇAĞIN VEBASINA KARŞI – Haziran 2002
- MEME KANSERİ : RİSKİN BİLİNMESİ VE ERKEN TANI – Temmuz
2002
- MEME KANSERİ : GENETİK FAKTÖRLER – Ağustos 2002
- MEME KANSERİ : TEDAVİ VE GENETİK ANALİZLER – Eylül 2002
- TEKRARLAYAN DÜŞÜKLER VE GENETİK FAKTÖRLER – Ekim 2002
- KISIRLIKTA ERKEK FAKTÖRÜ VE GENETİK ANALİZLER – Kasım
2002
- KAN HASTALIKLARI VE GENETİK ANALİZLER – Ocak 2003
- KALP – DAMAR HASTALIKLARI VE GENETİK ANALİZLER – Nisan
2003