Genetik bilimindeki gelişmeler günümüzde pek çok kalıtsal hastalığın doğum öncesinde tanınmasını sağladığı gibi yardımla üreme teknikleri ile laboratuar şartlarında elde edilen embriyonun aranan hastalığı taşıyıp taşımadığı test edildikten sonra anneye transfer edilmesi de mümkün olabilmekte.Genetik analizlerin yaygın olarak kullanıldığı hastalık gruplarından biri de kan hastalıkları.Örneğin “talassemi” adıyla bilinen akdeniz kansızlığı, “sickle cell anemi” adlı kansızlık hastalığı anne ve babanın taşıyıcı olmaları durumunda, yardımla üreme teknikleri ile elde edilen embriyolarda bu hastalığın varlığı test edilerek yalnızca sağlam embriyoların anneye transferi ile sağlıklı gebelik oluşturulabiliyor.Taşıyıcı anne-babadan doğal bir hamilelik oluşmuşsa da sağlıklı bir bebek doğup doğmayacağını doğum öncesi tanı yöntemleriyle saptamak mümkün.
Lösemi ve lenfoma gibi kanser türlerinde ise genetik analizler hem hastalığın tipinin belirlenmesinde yardımcı olarak, hem tedavinin seçimi, hem de tedavi sonucunun değerlendirilmesi ve uzun dönemde hastalığın gidişatının takibi amacıyla kullanılmakta.Kemik iliği nakli yapılan hastalarda bu naklin başarısının kontrolü de yine benzeri testlerle yapılmakta.En önemlisi, tüm bu testlerin gelişmiş ülkelerde kullanılmakta olan teknolojilerin aynıları kullanılarak ülkemizde de yapılabiliyor olması.