Son günlerin gündeminde sıkça yer alan ve en çok ilgi çeken konuların başında “anti-aging” geliyor.”Karşı yaşlanma” olarak çevirebileceğimiz bu terim, tıp biliminin başlangıcından bu yana en önemli amaçlarından olan, yaşlanmanın ve buna bağlı hastalıkların geciktirilmesini, mümkünse önlenmesini ve bu sayede insan ömrünün uzatılması ve yaşam kalitesinin artırılmasını ifade ediyor.
OECD’nin bu yılın Nisan ayında yayınladığı bir bildiride insan ömrünün uzamasının dünya genelindeki işgücü arzı üzerindeki etkileri irdeleniyor. Özellikle kadınlarda ömrün son 150 yıldır her on yılda yüzde 2.4 oranında artmış olması en dikkat çekici vurgulardan biri. Buradaki veriler ışığında bir projeksiyon da yapılmış ve 2300 yılında insan ömrünün Batı Avrupa’da 106 yıl; Amerika’da 98 yıl; Asya’da 96 yıl; Afrika’da 92 yıla ulaşmasının beklendiğine dikkat çekilmiş. Şu anda ABD’de ömür beklentisi kadınlar için 80.1 yıl, erkekler için 74.8 yıl olarak bildirilmekte.
Bir insanın ömrünü yüzde 25 oranında ebeveynlerinden kalıtılan genetik özelliklerin belirlediğine inanılıyor. Bunun dışında ise stres, çevre, beslenme, yaşam tarzı, bağışıklık sisteminin gelişimi diğer önemli faktörler. Bu yüzden de insan ömründeki uzama trendini sağlayan en önemli faktör tıp alanındaki gelişmeler olarak ortaya çıkıyor. Günümüzde uygulama alanı giderek artan anti-aging ise bunu ivmelendireceğe benziyor. Son derece kapsamlı bir uygulama olan anti-aging multi disipliner bir çalışma gerektiriyor. Dermatoloji, Plastik Cerrahi, Kadın Hastalıkları ve Doğum, Endokrinoloji, Metabolizma, Beslenme, Nöroloji, Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon, Psikiyatri, Farmakoloji, Kardiyoloji, K.B.B., Aile Hekimliği, Geriatri, Üroloji, Reprodüktif Endokrinoloji, Oftalmaloji uzmanları ve diş hekimleri bu konuda işbirliği yaparken, güçlü bir laboratuar desteğine de ihtiyaç duyulmakta. ABD’de anti-aging tıpta yeni ve ayrı bir üst uzmanlık dalı haline gelmiş durumda.
Dünyada en çok ilgi çeken ve en fazla sayıda katılımcı toplayan bilimsel aktivitelerin başında gelen uluslararası Anti-aging kongrelerinden birine bu ay içerisinde ilk olarak ev sahipliği yapıyoruz. 9-12 Kasım tarihleri arasında İstanbul’da gerçekleşecek olan 1inci Uluslararası Anti Aging Kongresi’ni ve sonuçlarını önümüzdeki sayıda ayrıntılarıyla ele alacağım.