MEDİKAL ESTETİKTE IŞINLAR

Medikal estetikte kullanılan yeni ve güvenilir enerji kaynaklarından “Radyo Frekansı” na geçen sayıda değinmiş ve bu konuda Clinica Milano’nun Biyokimya ve Medikal Estetik Uzmanı Dr. Ayşegül Çoruhlu’nun açıklamalarına yer vermiştim. Bu kez de medikal estetikte kullanılan diğer ışınların birbirleriyle ilişkisinden söz ederek kullanım alanlarını detaylandırmak istiyorum. Önceki yazıda radyo frekansı cihazlarının ‘Termal etki’ ile çalıştığından; istenen dokuyu ısıtmak, dokuda kan dolaşımının artmasını sağlamak, doku kollajeninin yenilenmesini hızlandırmak amacıyla kullanıldığından ve renk hedefli olmadığından dolayı cilt yüzeyinde tutulmamakta böylelikle en koyu renkli ciltlerde dahi güvenle uygulanabildiğinden bahsetmiştim. Dr. Çoruhlu, radyo frekansı ve ışık enerjisinin birbirlerinin tedavi edici etkisini artırmak amacıyla birlikte kullanılmasıyla geliştirilen ELOS (Elektro Optikal Sinerji) teknolojisi ile ilgili olarak da şunları söylüyor:

“ELOS teknolojisi; PHOTO-FACİAL dediğimiz, kollajen arttırma yöntemi ile kırışıklıkları giderme konusundaki başarılı etkinliği ile Amerikan Gıda ve İlaç İdaresi (FDA)’nin onayladığı ilk ve tek yöntemdir. Kullanılan soğutma sistemleri de maksimum hasta konforu sağlamaktadır. ELOS cihazları ile etkili sonuçlar alınabilecek uygulama alanları:

KIRIŞIKLIK GİDERME: Ciltaltı kollajeninin stimule edilmesi yöntemi ile kırışıkların altındaki boşlukların ciltle aynı seviyeye gelmesi sağlanır. Ağız kenarları, sigara içenlerde dudaküstü, burun kenarlarından inen çizgiler, yanaktaki gülme çizgileri için çok etkilidir. Ağır mimik kullananlarda alın bölgesi için BOTOXla beraber uygulanırsa daha hızlı sonuç alınabilmektedir.

LEKE TEDAVİSİ: Güneş ve yaşlılık lekelerine; yüz, dekolte ve elde çok yaygın olarak rastlanır.Başka yöntemlerle (peeling, krem vs) tamamen yokedilmesi mümkün değildir.Çözüm, yenileyici enerjiyi sadece leke üzerine odaklayan ELOS teknolojisini kullanmaktır. 4-5 seans tüm lekeler için yeterli olmaktadır.

FACE-LİFTİNG: Yine aynı şekilde hücre yenilenmesinin stimüle edilmesi prensibi ile, cildin alt katmanlarına enerjiyi göndererek yapılmaktadır. Özellikle burun kenarlarından inen çizgileri oluşturan yanak sarkmaları, boyun gevşemesi, kulak önünde toplanan fazla deri katları, gözaltındaki çukurluklar ve koyu gölgelenmeler için yararlıdır.28 günde bir yapılan 4-6 seans yeterlidir.Gülme veya başın öne eğilmesi ile yanaklarda oluşan fazla çizgilenmeler, yüzdeki elastikiyetin azaldığının bir işaretidir.Yüzdeki ilk yaşlanma belirtisi ise, gözaltının buruna yakın kısmında olan, genelde üzerinde küçük yağ noktacıkları olan koyu renkli ince deriye sahip olukların oluşmasıdır.Bunlar çoğunlukla göz kırışıklıklarından önce meydana gelen ve şimdiye kadar cerrahi ve dolgu ile bile çözülemeyen bir sorun iken sadece Radyo Frekansı cihazları kullanılarak kollajen arttırılması ile iyi sonuçlar alınabilmektedir.Bu yüzden bu yöntem gerçek ‘cilt bakımı’ olarak adlandırılabilir.

SELÜLİT: Selülit oluşumunda asıl neden kadınlık hormonları ve yavaşlamış dolaşımdır.Yağlar ciltaltında depolanırken , bunların arasındaki ‘septa ’dediğimiz ip gibi yapılar erkek ve kadında farklılık gösterir.Erkeklerde bu ipcikler ciltaltında cilt yüzeyine paralelken, kadında dikey yerleşmiştir.Yağlar bunların aralarına depolanınca bu ipcikler yeterince gevşeyemez ya da kan ve lenf dolaşımından beslenemezlerse kısalırlar ve cilt yüzeyini gamzeler halinde içeri çekerler. Eskiden LPG denen yöntemle sadece ciltaltı lenf dolaşımı arttırılmaya çalışılıyordu.Şimdi ise bu cildi geren kısalmış iplikciklerin de gevşetilmesi için tıpkı yüzde olduğu gibi kollajen arttıran cihazlarla tedavi uygulanıyor.Bu cihazlar hem cilt yüzeyini sıkıştırıp sarkmaları topluyor, hem ciltaltı büzüşmelerini açıyor.Yani cilt daraltılmakta, ciltaltı gevşetilmektedir. ”